Makale – İcra Hukukunun Önemi

Alacaklı, özel hukuktan doğan hak ve alacağını, devlet adına üstün devlet gücünü kullanmaya yetkili İcra ve İflas Daireleri aracılığı ile alabilir.
İcra dairesi, kişilerin özel hukuktan doğan alacaklarını tahsile çalışırken üstün devlet gücünü kullanmakta ve borçluların hak ve özgürlük alanına müdahale etmektedir. İcra dairesi , bir yandan özel hukuktan doğan hakların elde edilmesine yönelirken, bu yönelme işlemini kamu hukukunun araçlarıyla, kamusal gücün kullanılması ile yerine getirmektedir. Devletin egemenlik gücünün kullanım şekli kamu hukuku karakterlidir. Bu nedenle cebri icra işlemi kamusal faaliyettir, amme tasarrufudur. Özel hukuk alanında, üstün devlet gücünü kullanan başka bir birim yoktur.
İcra hukukunun amacı, cebri icra organlarının yardımıyla alacaklının ihlal edilen hakkına kavuşturulmasıdır. Alacağın tahsili ile birlikte toplumsal barışı, hukuk düzenini de sağlar. Alacaklının, borçlunun, üçüncü şahısların menfaatlerini uzlaştırmayan icra kuralları bu amaçtan uzaklaşmış olduğu gibi toplumsal barışı da sağlamaz.

İcra organlarının kurulmasındaki temel amaç, alacaklının borçluya karşı bizzat kuvvet kullanmasını önlemektir. İcra teşkilatının yetersizlikleri nedeniyle, alacağı tahsil edememiş olması, bu yönde en ağır haklı eleştirilere hedef olmaktadır.

İcra hukukunun, borçluyu topluma kazandırmak veya bu yönde eğitmek gibi amacı yoktur.
Borçluya karşı zor kullanma, Mahkeme kararı olmaksızın kapalı yerleri açma, meskene girme, üst arama, el koyma, satış, tahliye, kâl, gibi geniş, fakat o kadar da itina ile yapılması gereken görevleri söz konusudur. Bu işlemleri yaparken hiçbir makamdan emir ve talimat almadan, karar verip uygulamasını da yapar. İcra Daireleri, İcra ve İflas Kanununun takip hukukuna yönelik bu tür uygulamalarında bağımsızdır.
İcra Müdürlüğü işlemlerinin nihai hedefi kamu yararıdır. Tüm icra işlemleri, her ne kadar kişilerin özel hukuktan doğan alacakları almaya yönelik olsa da sonuçta hedef toplumda huzur ve barışı sağlamaktır.

İcra ve İflas Daireleri, İcra ve İflas Kanununun dışında; Medeni Kanun, Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu, Avukatlık Kanunu, Bankalar Kanunu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, İdari Yargılama Usulü Kanunu, İş Kanunu, Kamulaştırma Kanunu, Kat mülkiyeti Kanunu gibi Maddi Hukuka ait mevzuatla doğrudan; Harçlar Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Belediye Gelirler Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsili usulü hakkındaki kanun gibi tüm kanunları dolaylı olarak uygulayan dairelerdir.
İcra ve İflas Hukuku; İktisat, ülke ekonomisi, işletme ve iş hukuku gibi alanlar ile doğrudan bağlantılıdır. Yatırım, istihdam, tüketici davranışları, milli gelir, enflasyon, kalkınmışlık seviyesi gibi maliye politikası, ülke ekonomisi ve iktisat teorisi disiplinleri, icra dairelerinin performansı ve iş sayıları ile doğrudan ilgilidir. Bu nedenlerle, İcra ve İflas kanunu, devletin hükümranlık haklarını kullanma usul ve esaslarını belirlemekle birlikte ekonomiye hizmet eden hükümleri de kapsaması gerekir.

Ekonominin küreselleşmesi, tüketimi körüklemekte, işsizlik, ahlâki çöküntü, ekonomik suçlar gibi toplumun huzurunu bozan, hukuka ve insan haklarına saygıyı azaltan, bireyselciliği kamu menfaatlerine tercih eder hale getiren ve böylece kültürel değerlerimizi yok eden yapısal sorunları da beraberinde getirmektedir.

Hakkın cebir yolu ile sağlanması yetkisini, mahkemelerden bağımsız, icra organına aktarılmış olması, Türk İcra Sistemini Avrupa Birliği diğer ülkelerden ayıran önemli bir ayrıntıdır. Cebri icra (Ödeme Emri Düzenlenmesi) yetkisinin, mahkemelerin dışına taşınarak, (teoride) idari birim olarak nitelendirilen icra dairesine aktarılmış olmasından ötürü ödeme emri prosedürünün Avrupa Adalet Divanı konseptine ve Avrupa Ödeme emrine uygunluğu tartışılmaktadır.

Avrupa birliği usul hukukçularının ortaya koyduğu modele göre: Ödeme emri, bağımsız biri icra prosedürü olarak değil, aksine olağan yargılamanın ön safhası olarak düzenlenmesi uygun görülmüştür. Öngörülen bu düzenlemeden sonra, en kritik nokta, üye devletler için bağlayıcı olan, Avrupa Ödeme Emrinin oluşturulmasına ilişkin 12 Aralık 2006 tarihli 1896/2006 sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konseyi Tüzüğünün 12 Aralık 2008 tarihinde yürürlüğe giren hükmüdür. Bu hükme göre, bir üye devlette infaz kabiliyeti kazanan ödeme emrinin, diğer üye devlette (tenfize ve tanımaya gerek kalmadan) doğrudan infaz kabiliyeti kazanmasıdır.

İç hukuka uyarlanma süreci içinde, Avrupa Ödeme Emri sistemi, Türk İcra Hukukuna göre farklılık arz etmektedir. Tartışmanın odak noktası, ödeme emrini düzenleyen yetkili organ sorunudur. Türk icra sisteminde, ödeme emri hakimsiz prosedürde düzenlenmiş olması bu hükmün uygulama kabiliyetini ortadan kaldırmaktadır. Bu konu önümüzdeki süreç içerisinde önemli tartışmalara neden olacaktır.
Bir ülkede hukuku hakim kılabilmek için, maddi hukuk hükümlerinin adil olması kadar, bunların uygulamasını sağlayan usul hukuku hükümlerinin de adil olması ile sağlanır. İcra ve İflas Kanunu teknik anlamda usul kanunu olmasına rağmen maddi hukuk hükümlerini de kapsamaktadır. Bu nedenle, İcra ve İflas Kanunu günün ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde ve Avrupa Birliği müktesebatı çerçevesinde bütünü ile ele alınarak yeniden düzenlenmelidir.

Yerine getirmede, adaletin tecellisinden bahsedebilmek için, yargılama ruhuna uygun davranılması da zorunludur. Bunun için, icra daireleri yeniden yapılandırılmalı, icra görevlilerine hukuk nosyonu kazandırılmalı, yeni atananlarda ise hukuk nosyonu aranmalıdır. Mesleğe kabulde, Hukuk Fakültesi ve Adalet Yüksek Okulu mezunlarının tercih edilmesi, başlangıç olarak bu konuda atılmış önemli ve isabetli bir adımdır.
Meslek mensuplarının mesleğe kabulü, yer değiştirmesi, hak ve sorumlulukları İİK’ndan çıkartılarak ayrı bir kanun ( TEŞKİLAT YASASI) ile düzenlenmesi de zorunludur.

2992 sayılı Adalet Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 2/k maddesi gereğince, İcra ve İflas işlemleri Bakanlığın Ana Hizmet Birimleri arasında gösterilmiştir. İcra ve iflas dairelerinin yeniden yapılandırılmasında bu kriterin de gözetilmesi önem arz etmektedir.

İcra İflas Müdürlüğünde
Çalışanlar Derneği


Kurucu Başkanın Veda Mesajı

P S Ç P C C P
Loading...
<< Previous | Next >>
  1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30  

Ziyaretçi Sayısı

0042456