Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Karar No: 2015/27946

İcra müdürlüğünce, tapu sicil müdürlüğüne haczin fekkedildiğine ilişkin bildirim yapılması üzerine eski tarihli hacziler kalkmış olup hukuk sistemimizde haczin ihyası şeklinde bir müessese bulunmamaktadır. Bu durumda haciz tarihi olan 27.02.2014 tarihinde taşınmazın mülkiyeti üçünçü kişi şikayetçiye ait olup borçlu adına kayıtlı olmadığından taşınmaz tapu kaydına konulan haciz işlemi yasaya aykırıdır.

YARGITAY 
12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/16551
Karar No: 2015/27946
MAHKEMESİ : İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/02/2015
NUMARASI : 2015/134-2015/110

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

1-Şikayetçinin, İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 16.04.2015 tarih ve 2015/134 E- 110 K sayılı Ek kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

İcra mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK'nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan mahkeme kararları kesindir. Yargıtay’ca incelenmesi istenen karar bu maddelerle tespit edilen kararlar arasına girmeyip kesin nitelikte bulunduğundan alacaklının temyiz dilekçesinin (REDDİNE),

2- Şikayetçinin, haczin kaldırılması talebine yönelik mahkeme kararına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde üçüncü kişi şikayetçinin, icra mahkemesine başvurusunda; taşınmaz borçlunun mülkiyetinde iken konulan haczin düşmesinden sonra taşınmazı satın aldığını alacaklı talebi üzerine taşınmaz üzerine yeniden haciz şerhi konulduğunu, haczin kaldırılmasına dair taleplerinin icra müdürlüğünce reddedildiğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemce istemin reddine karar verildiği görülmektedir.

Somut olayda borçluya ait taşınmaza 07.08.2001 ve 26.03.2007 tarihlerinde haciz konulduğu, 28.03.2008 tarihinde avans yatırılarak satış talep edildiği, şikayetçinin 11.03.2009 tarihinde taşınmazı haciz yükü ile satın aldığı, şikayetçinin talebi üzerine icra müdürlüğü tarafından tapu müdürlüğüne yazı yazılarak 17.02.2014 tarihinde haczin fekkedildiği, daha sonra alacaklının talebi üzerine, icra müdürlüğü tarafından, haczin fekkine yönelik yazının sehven yazıldığından bahisle tapu sicil müdürlüğünden haczin eski tarih ve yevmiye numaraları ile yeniden tapu siciline işlenilmesi, mümkün olmaz ise yeni haciz işlenerek bu haczin eski tarih ve yevmiyeli hacizlere dayalı olarak yeniden konulmasının talep edildiği, talebin kabulü ile 27.02.2014 tarihinde tapuya müzekkere yazıldığı, bu müzekkere gereğince tapu sicil müdürlüğünce taşınmaz kaydına 27.02.2014 tarihli haciz şerhi işlendiği görülmektedir.

İcra müdürlüğünce, tapu sicil müdürlüğüne haczin fekkedildiğine ilişkin bildirim yapılması üzerine eski tarihli hacziler kalkmış olup hukuk sistemimizde haczin ihyası şeklinde bir müessese bulunmamaktadır. Bu durumda haciz tarihi olan 27.02.2014 tarihinde taşınmazın mülkiyeti üçünçü kişi şikayetçiye ait olup borçlu adına kayıtlı olmadığından taşınmaz tapu kaydına konulan haciz işlemi yasaya aykırıdır.
O halde mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Kurucu Başkanın Veda Mesajı

Ziyaretçi Sayısı

0089760